SION’UN BİLİM ALANINDAKİ GURUR KAYNAĞI

Duygusal bir balık burcu kadını, ilkokul ve tıbbiyeden arkadaşı olan büyük aşkı Prof. Dr. Somer Öneş’ in hayat yoldaşı, çocukları, torunları dendi mi gözlerinin içi gülen, genç bakışlı bir hanım.

1957 mezunu Prof. Dr. Saime Ülker Öneş, aynı zamanda Sion’ un da bilim alanındaki gurur kaynağı. işte 40 yıldır bilim alanına kattıkları ile uluslararası çapta ödüllere layık görülen Öneş’in örnek teşkil edecek başarı dolu hikâyesi…

Bizi sanki yıllardır tanıyormuş gibi sımsıcak gülümsemesi ile odasında karşılıyor. Röportaj için hazırladığımız sorular onun engin bilgileri ve hoş sohbeti ile bir kenara atılıyor ve ortaya Sion’lu bir bilim kadının örnek alınacak hikâyesi çıkıyor.

istanbul Teknik Üniversitesi’nde öğretim üyesi olarak görev yapmış matematikçi ve şair, yedi lisan bilen, profesör Vedat Alpman ve Şükriye Alpman’ın kızı Ülker Öneş yazdığı şiirlerde babasından aldığı şair ruhunu, kızı Sabahat Deniz Öneş, oğlu Süha Remzi Öneş ve iki kız torunundan bahsederken parlayan gözlerinde ailesine olan bağlılığını, duvarları süsleyen diploma ve ödüllerinde başarı ve azmini görüyoruz.

– Notre Dame de Sion’ a giriş hikayenizden biraz söz edebilir misiniz?

İstanbul Şişli Talat Paşa ilköğretim okulunu pekiyi dereceyle tamamladıktan sonra ailem Robert Kolej, o zamanki adı ile Arnavutköy Kız Lisesi ’ ne girebilmem için bana ingilizce ders aldırmaya başladı. Bir sene ingilizce ders aldım. Daha sonra -kimse yanlış anlamasın benim kızım da Robert Kolej mezunu ama- babama, “kızınız rahibelerle hanımefendi gibi yetişsin,” demişler, o da beni Sion’ a göndermeye çalıştı. Eve gelen bir mademoiselle vardı. 1 senede Fransızcam da çok iyi oldu. Bir yılda öğrendiğim Fransızca sayesinde hazırlık sınıfını da atladım.

Notre Dame de Sion’u pekiyi dereceyle ve 3.’ lükle bitirdim.

– Notre Dame de Sion size neler kazandırdı?

En başta disiplinli çalışma. Sonra düzenli ve tertipli olma. Yapacağın işi sıraya koyma.  Orada bana verilen sadece Fransızca değildi. Evet, 2 lisan öğrendim ama bugünkü başarımı bu disipline borçluyum. Sadece lisan değil kültürel anlamda da çok zengin bir okuldu. Batı müziği kültürünü Mère Fidélia ve Mère Ernestine’den aldım ve bugün çok iyi bir Batı Müziği arşivim var.

– Sizin de unutamadığınız anılarınız vardır Sion çatısı altında geçen yıllarda…

Çok var, ama bir kompozisyon yarışmasında ödül kazanmamı hiç unutamam. Edebiyat hocamız Leyla Hanım bizden bir kompozisyon yazmamızı istemişti. Konusu hayal dünyası. Ben de yazdım herkes gibi. Birkaç gün sonra Leyla Hanım geldi. Sen seçildin, dedi. Çok mutlu oldum. ikincisi mezun olurken Mère Marie Berthe’den kimya özel ödülünü aldım. Hatta o ödülü alırken fotoğraf çektirdik. Hiç unutmuyorum.

Üçüncüsü, meslek hayatım açısından da en önemlisi, psikoloji ve felsefe hocamız Doç. Dr. Yani Anastasiadis bize bir yetenek testi uygulamıştı. Bu testin sonucuysa seçeceğim mesleğin ”Deneysel Tıp” olması gerektiği ve bu seçimle başarıya ulaşacağımdı.

MESLEK HAYATI

1957-1963 yıllarında istanbul Tıp Fakültesi’nde okudu. 1963 yılında pekiyi derece ile ve 3.’lükle Tıbbiye’den mezun oldu.

1967 yılında Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanlığını aldı ve Prof. Dr. Nüvit Tekül’ ün desteği ile Fransız Hükümeti’ nin burslusu olarak Paris Institut d’Immunobiologie Hopital Broussais’ de, Prof. Dr. Bernard Halpern yönetiminde immunoloji-Alerji konularında çalıştı. Prof. Bernard Halpern kendisine”Vous travaillez comme un soldat turc” derdi. Daha sonra yurda dönerek Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı’nda Uzman olarak çalışmaya başladı. 1973’ te Doçent, 1980’ de Profesör unvanını aldı. Meslek alanında kendini geliştirmeye devam ederek, 1984’ te  Pediatrik Alerji, 1991 yılında da Pediatrik Enfeksiyon Hastalıkları yandal uzmanlıklarını aldı.

1980-1997 yılları arasında Pediatrik Enfeksiyon, Klinik immunoloji, Alerji Bilim Dalı Başkanlığı’ nı yürüttü. 1997 yılından emekli olduğu 2005 yılına kadar Pediatrik Alerji ve Pediatrik Göğüs Hastalıkları Bilim Dallarının başkanlığını yaptı. 2000’ de ise Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanlığına seçildi ve iki  dönem üst üste oybirliğiyle seçilen ilk başkan oldu.

Ülker Öneş’ in bilim dünyasıyla birikimlerini paylaşmak üzere kaleme aldığı, 500’ ü aşkın Türkçe ve yabancı dillerde makalesi bulunuyor

ÖDÜLLER

Pediatri alanında 36 yıldır yaptığı bilimsel çalışmaları nedeniyle 2003 yılında “Amerikan Biyografi Enstitüsü” tarafından Amerikan Şeref Madalyası’ na layık görülmüş, Cambridge’deki Uluslararası Biyografi Merkezi tarafından Türkiye Genel Direktör’ ü seçilmiştir.

2009 yılında ise, Amerikan Biyografi Enstitüsü tarafından dünyadaki meslek sahibi araştırmacı 50 kadını arasında yer almıştır. Mezunumuz, 40 yıllık profesyonel araştırmaları ve yayınları, liderlik ve yenilikçi özellikleri, insani cephesi nedeniyle Türkiye’yi temsilen seçilmiştir.

 

Pin It on Pinterest

Lütfen sayfayı yenileyiniz.